24 Ağustos 2010 Salı
Köpeğinizin 10 Ricası
BİR KÖPEĞİN 10 RİCASI
1-Benim hayatım 10-15 yıl sürer. Senden ayrılığım bana acı verir. Beni almadan önce bunu düşün.
2- Bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.
3- Benim içimde sevgi duygusu uyandır ben bununla yaşarım.
4- Bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve cezalandırmak için bir yere kapatma.
Senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. Benim hayatımda ise sadece sen varsın.
5- Arada sırada benimle konuş. Sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.
6- Bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil. Ben hiç bir zaman unutmam.
7- Beni dövmeden önce aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi, ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.
8- Beni "isteksiz, tembel ve inatçı" diye azarlamadan önce düşün: Belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.
9- Yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın.
10- Her zor anımda yanımda ol, "benim içim kaldırmaz" veya "ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için her şey seninle birlikte daha kolay.
Köpeğin Tarihçesi
Köpeğin tarih öncesi gelişimini anlatmadan önce gelin kızılderililerin inandıkları bir efsaneye kulak verelim,
Kaliforniya'nın Kato kızılderilelerine göre,Tanrı Nagaicho dünyayı yaratmış.Önce gökyüzünün dört köşesine sütunlar yerleştirerek gökyüzünü yukarıya kaldırmış ve böylece yeryüzünü açmış.Sonra bu yeni dünyada bir geziye çıkmış ve onu dolduracak şeyler yaratmış.
Efsaneye göre erkek ve kadınlar topraktan yapılmış.Nagaicho ayağı ile toprağa sürttükçe dereler ve ırmaklar oluşmuş ve herbir hayvan yaratılarak dünya üzerinde yerine konulmuş (yani köpek dışında herbir hayvan).Hikayenin hiçbir bölümünde Tanrı Nagaicho'nun köpeği yarattığından söz edilmiyor.Aslında Nagaicho dünya üzerindeki gezisine başladığında her zamanki gibi yanına köpeğini de almış.Çünkü tanrı nın hep bir köpeği varmış.Herhalde Kato'lar için bir insanın köpeksiz yaşayabileceği düşünülemiyordu.Köpek herzaman vardı.Dünya yaratıldıktan sonra köpek sahibinin yanında yürümeye devam etmiş,etrafı koklamış ve Nagaicho'nun sözlerini dinlemiş;"Bak bu deredeki su ne kadar temiz.Tüm diğer hayvanlar onu bulmadan önce sen biraz içmek istemezmisin?" Bir süre sonra ikisi birlikte kuzeye yürümüşler.Tanrı ve köpeği.
Köpek ve onun çok büyük bir olasılık ile atası olan "Kurt" (Canis Lupus) un geçmişi tam olarak açıklanamamıştır.Fakat birçok biyolojist köpek ve kurt'un atası olarak ilkel etobur olan ve "Miacidis"(Miacis)olarak adlandırılan ağaçta yaşayan hayvanı kaynak göstermektedirler.Bu hayvan hemen hemen kediden daha büyük idi,bacakları kısa,vücudu,dik kulakları ve kuyruğu bugünkü köpekten çok daha uzundu.Miacis günümüzden 52.000.000 yıl önce Eyosende yaşamışdı.Bu hayvan iki köpek dişine sahip olduğu için bugünkü kurt, köpek ve ursidae (ayılar) ve felidae (kediler) in atası sayılıyor. Bugün "Miacidis" soyundan gelen hayvanları sansar,gelincik olarak kısa boyda uzun yapılı ve etobur olarak görmekteyiz.
Kurtların ataları "Paleocene" çağda bundan 60.000.000 - 30.000.000 önce gelişmeye başladı.Köpek ve kedigiller iki ayrı familyaya ayrıldılar.İlk olarak "Oligosen Çağı" nda köpeğe benzer ilk yaratık"Cynodictis" 12.000.000 yıl önce kedi ve köpeğin birbirinden ayrı olarak gelişmeye devam ettiği dönemde görülmeye başlandı.."Cynodictis" iki türe ayrılmış idi.Bunlardan birincisi sırtlana çok benzeyen ve kedimsi özellikler taşıyan "Cynodesmus"; ve kurtlar ile köpekler-çakallar ve tilkilerin diğer bir atası "Tomarctus".
Kurtların ise bundan 2.000.000 - 3.000.000 yıl önce ortaya çıktığı sanılmaktadır.İlk gri kurt (Canis Lupis) Asya ve Euroasya da Pleistocene çağının ilk zamanlarında görüldü."Korkunç Kurt" olarak adlandırılan (Canis Dirus) ise gri kurttan daha büyük ve güçlü idi bugünkü modern kurt'a oldukça benzemekle birlikte 1.5 metre uzunluğa ve 50kg ağırlığa sahipti.Çene yapısı bugünkü kurttan daha büyük ve geniş idi,bununla birlikte daha kısa bacak yapısına sahipti ve muhtemelen bugünkü kurt kadar hızlı koşamıyor idi.Bu iki tür 400.000 yıl kadar birlikte yaşadılar.Bundan 16.000 yıl önce muhtemelen iklimde yer alan değişikliğe bu tür uyum sağlayamadı ve aynı zamanda bu iklim değişikliğinden av hayvanlarıda etkilendiğinden zamanla bu türün yeryüzünden silinmesine zemin hazırladı.Tarihimizden 7.000 yıl kadar önce ise "Gri Kurt" (Canis Lupis) günümüzün ilk kurt ve dolayısı ile köpeklerin yaratıcısı olarak kuzey Amerika'da yerini aldı.
"Canidae" (Latince Köpekgiller anlamına gelmektedir.) ailesindeki yeniden yapılanma ise bundan 15.000 yıl önce "Gri Kurt" ve "Kır kurdu" nun hayatta kalması ile sağlandı."Korkunç Kurt" ise artık hayatta değildi.Paleontolojistler bu üç türün evrimleşmesini çok ilginç bulmaktadırlar.Bu üçtür aynı yerde,aynı zamanda olmasına rağmen herbiri "Canis" dünyasında farklı gelişim izlemiş idi.Tek bir tür diğerleri üzerinde kesin etki bırakmamışdı.
Köpeğin evrimleşmesi ise hala ayrı bir tartışma konusudur.Bazı uzmanlar köpeğin kesinlikle kurtdan türediğine inanırken diğerleri köpeklerin atasının yalnızca kurt değil, birkaç değişik hayvan olduğunu belirtiyorlar.Amerika'da memelilerin geçmişini araştıran kurum (American Society of Mammologist )köpeğin kurtdan türediğini ve kurdun bir alt türü yani "Canis Lupus" familyasından olduğunu söylemekte ve bunu köpeğin kurt'a çok benzeyen genetik yapısına bağlamaktadır.
Bugünkü köpek ırklarının ortaya çıkması ise yıllar süren bir seleksiyonun ürünüdür.
İnsanoğlu - Kurt - Köpek ve Kurtun İnsanoğlu Yaşamı Üzerindeki Büyük Rolü.
İnsanlarla,kurtlardan türemiş olan köpekler arasındaki bağlılık,insanoğlunun yazıyı buluşundan;yani Tarih çağının başlangıcından daha eskidir.Bu yüzden insanlar ile kurtların ne zaman biribirlerine ne zaman rastladıklarını birbirlerine ne zaman ilgi duymaya başladıkalrını bilmiyoruz.Ancak ekoloji ve etnoloji uzmanlarının ortak görüşlerine göre insanlar ile kurtlar ilk kez 20.000 yıl önce "Mezolotik çağ" daAvrasya ve Kuzey Amerika kıtalarının buzullarla kaplı bölgelerinin güneyinde yer alan geniş kırsal alanlarda dolaşan ve çift tırnaklı hayvanları avlarken karşılaşmış olmalıdırlar.
İnsanlar ile kurtlar,sanıldığına göre birbirlerinin atrıklarıyla beslenirken,sonraları birlikte yiyecek aramaya başlayıp,birbirinin avladığını diğerinin saldırarak çalması alışkanlığını edindiler.
Alman Biyolog John Allman "Evrimleşen Birimler" (Evolving Brains) adlı kitabında kurtu evcilleştirmenin modern insanın gelişiminde çok önemli bir devrim olduğunu öne sürdü.Biyolog Almann yaklaşık 135.000 yıl önce modern insanın atası "Homo Sapiens" in günümüzdeki köpeklerin atası olarak kabul edilen yabani kurtları evcilleştirdiğini,bununda ona diğer insan türlerine karşı üstünlük sağlamasına yol açtığını belirtti.
Almann'a göre 140.000 yıl önce dünya üzerinde insan cinsinin üç türü yaşama savaşı veriyordu.Bunlardan"Homo Sapiens" vahşi kurtlarla geliştirdiği ittifak sayesinde rakipleri "Neandertal" insanı ve "Homo Erectus" a karşı kesin üstünlük sağladı.İşin ilginç yanı Avrupa'da yaygın olarak Neandertallerle Asya'da yaygın olan "Homo Erectus" kurtların en başarılı türü"Canis Lupus" ile aynı yaşam alanlarını paylaşıyorlardı.Ama kurtları evcilleştirme başarısını,140.000 yıl önce kurtların yaşamadığıAfrika'dan dünyanın diğer bölgelerine yayılan "HomoSapiens" gösterdi.Kurtları ilk kez Avrupa ve Asya'da tanıyan "Homo Sapiens" o günden bugüne süren bir insan - hayvan dostluğunun temelini de attı.
Kurtların dayanıklıkları,keskin koku alma ve işitme duyularının yardımıyla "Homo Sapiens" daha iyi bir avcı haline geldi,yırtıcı hayvanlardan daha iyikorundu ve daha önce girmeye korktuğu vahşi coğrafyalarda hayatta kalabilme şansına sahip oldu.Modern insanın ataları,evcilleştirilmiş kurtlar sayesinde,rakip türlerin aleyhine dünyanın her kçşesine yayılmayı başardı.
Almann, kurt'la insanın yeryüzündeki en gelişmiş iki memeli türü olduğuna dikkat çekiyor.Kurdukları başarılı ittifakın sırrını şöyle açıklıyor.
"Bu iki memeli türü,benzer toplumsal davranışlar gösteriyor.Birçok memeli hayvanda yavruların bakımı yalnızca annenin sorumluluğundayken,kurtlarda tıpkı insanlardaki gibi çoçukların yetiştirilmesiyle bütün topluluk ilgileniyor.Kurt sürüsü ava çıktığında,aynı ilkel insan toplıuluklarında olduğu gibi bir dişi kurt yuvada kalarak tüm sürünün yavrularına bakıyor."
Uzun zaman süreci içinde kurtlarla ilgili bir takım yararlı bilgiler edinen insanlar,yakaladıkları kurt yavrularını kendi obalarında yetiştirip beslemeye başladılar.Bu yavrular keskin koku alma duyularıyla iz sürerek,kovalayarak,hatta yakalıyarak avcılara avlanmada yardım edebiliyorlardı.Daha sonra ise bu kurtlardan bazılarının iyi alıştıklarında yabani sürülerini belli bir yöne doğru sürebildikleri,sürüden birkaç hayvanı ayırabildikleri,kesim zamanına kadar hayvanlara bekçilik edebildiklerini gördü.
Uzmanların ortak görüşleri köpek türünün evcilleştirilen ilk hayvan türü olduğu;daha önemlisiidiğer hayvanların evcilleştirilmelerinde de köpeklerin temel bir rol oynadıkları yolundadır.Arkeolojik bulgulara göre,evcilleştirilen ikinci hayvan türü "Ren Geyiği" dir.Yine uzamanların kanısınca,insanoğlu Ren Geyiklerini daha sonraları "keçileri","koyunları","sığırları","domuzları" vb, hep önceden evcilleştirdiği köpeklerin yardımıyla yakalamış,evcilleştirmiş ve üretebilmiştir.
Tarım ve hayvancılık bugün de insanoğlunun binlerce yıllık yaşamında en önemli iki aşama olma özelliğini koruyor.Hemen hemen aynı sıralarda ortaya çıkan bu iki gelişme,o çağdaki insanların çevre koşullarında meydana gelen büyük çarptaki olumsuz değişmelere karşı bulduğu çok başarılı çözümdür."Mezolotik Çağ"ın sonlarına doğru,hava koşulları değişerek sıcaklık arttı.Buzullar eridi insanların özgürce dolaştıkları geniş tundralar sık ormanlık alanlara dönüştü.Bu durumda atalarımız için bir yerden diğerine gitmek ve avlanmak zorlaştı.Gerçi insanoğlu köpekleri evcilleştirmeseydi de "Mezolotik Çağ" sonrasının rutubetli ortamına uyum sağlamak için başka çözüm yolları bulabilirdi.Ancak bu durumda insanlığın bugünkünden bütünüyle farklı bir yaşam ve kültür biçimine yönelmiş olacağı da hemen hemen kesindir.
Genetik yönden insanlar "Primatlar" a yakın oldukları halde köpekler "Rakun-Ayı"grubundandırlar.Bununla birlikte,davranışları ve yaşadıkları çevre ile ilgili bilgiler göz önüne alınırsa;insanın ve köpeğin birbirlerine,başka hayvanlara göre,çok daha fazla benzedikleri sonucuna varılabilir.Her ikisi de tüm memeliler arasında,farklı koşullara fiziksel bakımdan en iyi uyabilme ve en ileri düzeyde eğitilebilme özelliklerini taşırlar.Her ikiside (Bitkisel-Hayvansal kökenli) hemen her besini yiyebildiklerinden her yerde yaşar,iklim-çevre-besin kaynakları v.b yönlerinden çoğu memelileri olumsuz etkileyen koşullardan zarar görmezler.
İnsan da, köpek de yapıları bakımından herhangi bir yaşam biçimine göre "uzmanlaşmış" özellikte olmadıkları gibi;genetik yönden de esnektirler.Yani "temel yapısal özellikleri" belirgindir,ama bir takım "ek özellikler" gerekli koşullara göre temel yapıya eklenebilir veya çıkartılabilir.Örneğin "Homo Sapiens" türünün ilk birbirlerinden çok farklı ırklarının bulunmasına karşın,bizlr bu durumu "Tüm insanlar aynı soydandır ve kardeştir" deyimiyle benimseriz.Aynı şekilde "Canidae Ailesi" de kurt.çakal ve köpek gibi birbirinden farklı görünüşteki türkleri kapsar,ama aslında bu üç tür de tıpkı insan ırklarında olduğu gibi aynı genetik özeilliklere sahiptir.Yani bu türlerin hepside kendi aralrında ürüyebilir ve sonuçta üretken olan yavrular doğurabilirler;yapı olarak da birbirlerine benzerler.Sunuç olarak "Canidae" ailesi arsındaki farklılıklar,Kafkasya yöresinde yaşayan uzun boylu insanlarla Afrikalı cüce Pigmeler arasındaki farklardan daha fazla değildir.
İnsanlar ve köpek soyları birbirlerini ilk kez tanıdıkları eski çağlarda bile,kendi toplulukları içindeki farklı yetenekli üyeler arasında birlik oluşturmaya önderlik etmeye veya buyruk altına altına girmeye koşullanmış bulunuyorlardı.Bunun sonucu olarak örneğin bir insan toplulluğu içine alınan yavru kendi sürüsünün önderine boyun eğermişçesine bir insan önderin buyruğuna kolayca girebiliyordu.
Topluluk biçiminde yaşayan tüm hayvanlar gibi insanlar kendi aralarında,iletişimle anlaşırlar.Ayrıca bu iletişim yöntemi de temelde her iki cins için ortaktır.Sesler ve hareketler.... Gerçi biri diğerinin "dilini" tam olarak öğrenebilmiş değildir; ne varki,aralarında geliştirmişl oldukları "Homo-Canis" diliyle duygularının hemen hepsini,bigilerin ise çoğunu karşılıklı olarak birbirlerine iletebilmektedirler.Balinaların "şarkıları " ile şempanzelerin "imgeleri" bir yana bırakılırsa farklı türler arasında en gelişimiş iletişim,insanla köpek arasında olandır.
Biz insanların köpeklere karşı duyduğumuz ilgiyi doğuran bir başka etken daha var;ancak önemine karşın bunun açıklaması pek kolay değil;çünkü bu konu somut ve fiziksel olmaktan çok,soyut ve fizik-ötesi alana giriyor.İnsan oğlu kendi varlığının bilincine erdiğinden buyana başka hayvanlara ilgi ve yakınlık duymuş,hayvanlara bağlanmak,duygusal ve kültürel yüceliğin simgesi olagelmiştir.İnsanlar evlerinde ve yakın çevrelerinde besledikleri hayvanlar,karıncadan,file kadar pek çok çeşitlilik gösterir ama bu geniş yelpazenin içinde köpekler her zaman önde gelmişlerdir.
Bu yakınlığın başlangıcı ile ilgili olarak "Yumurta mı tavuktan,yoksa tavuk mu yumurtadan çıkar?" sorusuna benzeyen bir soru var ki,yanıtı kesin olarak bilinmiyor.Acaba ilk insanlarda önce hayvan sevgisi mi ortaya çıktı,yoksa atalarımız önceden köpeklerden yararlanmak için onları evcilleştirdiler de,sonradan buna dayalı olarak mı hayvan sevgidi doğdu.?
Hayvan sevgisi nasıl ortaya çıkmış olursa olsun,arkeolojik bulgulara göre günümüzden 5.000 yıl,hatta daha önce Avrasya,Afrika ve Kuzey Amerika'daki "Neolotik Çağ" köylerinde insanlarla köpekler birarada yaşıyor;o dönem insanları köpeklerden avcılık,çobanlık,iz sürme hatta yük taşıma-çekme gibi işlerde yararlanıyorlardı.Bütün bunlara ek olarak köpekler,insan ların besin artıklarını yiyerek bir çeşit çöpçülük yaptıkları gibi,kendileri de besin kaynağı oluşturuyorlardı.
Birbirlerinden uzakta ve ayrı ayrı yerlerde bulunan" Neolotik Çağ " köyleri o dönemde her halde birer"genetik labaratuvarı" işlevi görmüş olmalıdırlar.Buralarda yaşayan atalarımız.çeşitliözelliklerden birkaçına birden sahip köpeklerle işe başlayıp,onların üremelerini yönlendirerek (kim bilir belki de kuşaklara ara sıra kurt veya çakal kanı da katarak) oldukça kısa sayılabilecek bir zaman içinde farklı ırklar elde ettiler.Öyle ki,Tarih Çağı'nın başlangıcında,bugün bildiğimiz (bekçi,av,süs,iş vb) başlıca köpek ırklarının hemen hepsinin ataları ortaya çıkmıştı.Geziler kolaylaşıp yaygınlasştıkça,evcilleştirlmiş köpekler,tecim,hatta armağan konusu olmaya başladılar.Tüccarlar,savaşçılar uğradıkları sapa köylerde görüp rastladıkları ilginç ırkları alıp besliyerek büyüttüler çağlar boyu süregelen bu işlemler sonucu bugünkü köpek ırkları ortaya çıktı.
İnsanlarla köpek arasındaki ilişki,ilk bakışta bize tek yanlı ve yalnızca insanın yararlandığı bir ilişki gibi görünebilir;insan lar köpeklerden.sürülerini güttürmekten,terliklerini getirtmeye kadar pek çok işte yararlanırlar.Oysa daha geniş kapsamda değerlendirilirse ,bu ilişkide eşitlik ve denge olduğu pekala ileri sürülebilir.Herşeyden önce köpeklere özel tabak içinde sunulan hazır besin,av peşinde koşma zorunluluğuna göre pek büyük bir kolaylık olsa gerekir.Ama köpekler için en önemli yarar,insan ların yaratıp geliştirdikleri çevre ve ortamı paylaşıp bu çevre ve ortamdan yararlanmaktır.Sayıları yıldan yıla artan evcil köpekler insan larla aynı çevreyi paylaştıklarından dolayı yaban akrabalarına göre çok daha rahat ve güvenli bir yaşam sürebiliyorlar.İnsan lar ile köpekler arasındaki yakınlığın niteliği;insan lar ile köpeklerin birlikte çalışmaları,karın doyurmaları,oynamaları,hatta uyumaları,aynı şeylere sevinip kızmaları,birbirlerine karşı sürekli olarak uyumlu davranmaları... İşte bütün bunlar,iki farklı tür arasındaki bağlılığa gerçek bir"Symbiose-Ortak Yaşam" özelliği kazandırmış bulunuyor.
Gerçi günümüzde köpeklerin Ren geyiği kovalayıp yakalamak gibi geleneksek görevleri yavaş yavaş kayboluyor;ama buna karşın iki tür arasındaki ilişki hiç kuşkusuz sürecek hatta güçlenecektir;insan ile köpek arasında insan yönünden yaklaşık 400,köpekler yönünden yaklaşık 4.000 kuşaktan buyana gelen bağlılık boyunca,insanlar gerçekten pek değişik köpek tipleri yetiştirdirdiler.Ancak köpeklerin önemli bir özelliği;lnsanlara karşılık vermedeki "içtenlikleri ve çeviklikleri" hep korundu.
Gerçekten de insan lar öteden beri birkaç köpek yavrusu arasından birini seçerken,her zaman için kendilerine karşı uyumlu davranmaya hazır olduğunu "hal diliyle" en çok belli edeni ararlar.Çünkü ister avlanmada,ister saklı esrarı bulmada,ister sırf "can yoldaşlığı" yapmada yararlanılsın,en iyi köpek bizim isteklerimize en çabuk ve eksisksiz uyan köpektir.
Köpeklerin zekası, bağlılıkları,özverileri ile ilgili pek çok öykü dilden dile söylenir,gazetelerde,dergilerde,kitaplarda yazılır.bütün bu öyküler,köpeklerin bizim istek ve buyruklarımızı anlayıp,onlara uyabilme yeteneklerinin kanıtıdır.Kısacası,köpekler insanlara karşı diğer evcil hayvanlardan çok daha duyarlıdırlar.Hatta bazı kişiler,köpeklerinin kendilerine bir takım insanlardan daha çok anlayış gösterdiklerini ileri sürerler.
Öyleyse köpeklerin insanlar arasındaki yaşamlarının geleceği çok parlak olsa gerekir.Çünkü köpekler tüm bu özelliklerini atalarımızın "Mezolitik Çağ" sonrası verdikleri yaşam savaşını nasıl kolaylaştırmışlarsa,bugün de bizlere çağımızın "ruhsal bunalım labirentlşeri" arasında arasında yol bulmada öyle yardım edebilecek durumdadırlar.Nitekim gerek halkın ağzından,gerekse hekimlerden duyulan öğütlere göre yalnızlık,çevreden kopma,iç sıkıntısı vb gibi ruhsal bunalım ve rahatsızlıkları önlemenin ve gidermenin en kolay yolu,iyi yetiştirilmiş bir köpeğin can yoldaşlığıdır.
Köpek Sahibi
Bir köpek almaya karar verdiniz.Ama sorumluluklarınızı biliyormusunuz.? Almayı düşündüğünüz yavru köpeğiniz eve gelmeden önce bile hayatınızı değiştirmeye başlayacak ilk günler ve haftalar sizin için çok yorucu olabilir,evin yeni üyesinin ihtiyaçlarını karşılamak,sağlını garantiye almak,ileride köpeğinizin karakterini belirleyecek olan ve son derece önemli sosyalleştirme ve eğitimine önem vermek,birlikte gezintiye çıkmak ,oyun oynamak gibi fonksiyonları yerine getirmek zorunda kalacaksınız.Sevimli yavrunuz herşeyden önce bir canlı varlık ve bizim ihtiyaçlarımız gibi onun da ihtiyaçları kendine göre bir dünyası var,iç güdüsü gereği kendine ait bir yerde yatmak isteyecek,kendi yapısına uygun yemekleri yemek isteyecek,bir ecza dolabına ve aynen küçük bir bebek gibi yeni çıkan dişleri için kemirecek ve aynı zamanda oyun oynamak için oyuncaklara ihtiyaç duyacaktır.
Yukarıda yazılanlar belki sizi sıkıntıya sokmuş olabilir,ancak yavru köpeğinizin canlılığı,oyuınları,yaramazlıkları okadar sevimli oluyor ki bu sevimliliğe sizin sevginizde eklenince yavrunuzla aranızda kuvvetli bir bağ oluşuyor ve bütün sıkıntılarınızı köpeğinizle oynarken.onun gözünün içine bakarken unutuveriyorsunuz.
Peki bir köpek ya da başka bir hayvan kedi,kuş,balık beslemenin yararlarını biliyormusunuz.? Gazeteler ve dergilerde de bahsedildiği ve bilimsel araştırmaların da gösterdiği gibi bir hayvanla yaşamını paylaşan kişiler hayata daha sevgiyle bakıyorlar,daha az stresli bir yaşama ve daha az kalp krizi riskine sahip bulunuyorlar.Burada size gerçek bir öykü aktarmak istiyorum.Arkadaşımın babası önemli bir kalp krizi geçir ve doktorlar tarafından uzun süreli bir yatak ısırahatine ve stressiz bir yaşama mecbur bırakılır.Arkadaşım daha önce aldığı ve ailenin birlikte büyüttüğü Husky cinsi köpeğini bu olaydan çok önce babanın karşı çıkmasına rağmen Amerika'ya götürür.Ancak olay haber alındığında arkladaşım yurda döner, tedaviler birkaç ay devam eder fakat tehlike devem etmektedir.Daha sonra arkadaşım köpeğini Ankara'ya getirir.Köpek aradan geçen uzun yılların acısını çıkartır gibi aile üyelerine sevgi göstermeye başlar ve özellikle babaya çok ilgi gösterir,sanki sorunu anlamış gibi yanından ayrılmaz ve sonuçta bu köpek hastayı yataktan kaldırır ve daha nice sağlıklı günlerin başlamasına yardımcı olur.Şimdi aile üyeleri her fırsatta bu hikayeyi köpek sahiplerine anlatıyor ve onların değerinin bilinmesi gerektiğini söylüyorlar. Çocuklarlar ise yetişme çağında bir hayvanla tanıştırıldıklarında gelişmelerine önemli bir katkı sağlanıyor,iletişimlerini daha rahat ve çabuk kuruyorlar,hayvan sevgisiyle büyümeleri ise önemli başka bir boyut.
Şimdi bu özelikleri anlattıktan sonra asıl konumuza dönelim ve bir yavru köpeği almadan önce neler yapmamız gerekir, neler öğrenmemiz gerekir onlara bakalım.
İyi bir seçim yapmamızın anahtarı derslerimize iyi çalışmamız ve ev ödemelerimizi yapmaktan geçmektedir.Unutmayın ki ancak dolu bir silah ile savaş kazanabilirsiniz,mermileri olmayan bir silah işe yaramaz.Tabii burada biz tam tersine sevgi üzerine konuşuyoruz onun için gelin bu cümleyi değiştirelim ve ancak sevgi dolu bir kalp ve bilgi ile yeni dostumuzu kazanabiliriz,ona daha iyi bakabiliriz,sorunları çözebiliriz diyerek düzeltelim.
Eğer daha önce köpek sahibi olmadı iseniz bu sevimli yaratıklar hakkında bilgi almak zorundasınız aksi takdirde sevgiyle ve heyecan ile çıktığınız yol kısa sürede çıkmaz sokağa dönüşebilir.Kitaplar size yüzlerce köpek ırkı ve davranışları ve bakımı hakkında bilgi verecektir.Eğer ben çocukluğumda köpekle büyüdüm,çok köpek besledim,ben herşeyi biliyorum,kitaplara gerek yok diyorsanız.hiç köpek beslemeyen bir kişiden daha deneyimli gözükmenize rağmen kesinlikle yanılıyorsunuz diyebilirim.Çünkü siz köpek beslediniz onunla birilikte yaşamı paylaştınız ama onu beslerken.eğitirken tamamen kendi deneme ve yanılma yöntemlerinizi kullandınız,yanlışlar yaptınız belki köpeğinize kötü davrandınız.yememesi gereken yemekleri yedirdiniz.Ama köpeklerin nelerden hoşlandığını,neler yemesi gerektiğini,davranışlarını kısacası dünyasını bilseydiniz yanlış yapmazdınız,yanlış yapmak istemezdiniz .Günümüz ise teknoloji çağı, bilgi çağı, köpekler ile ilgili çalışmaları,araştırmaları içeren bir çok kaynak kitapçılarda sizi bekliyor.Sizde geçmiş tecrübelerinizi bu kitaplardaki bilgiler ile birleştiriniz ve diğer köpek sahipleri ile paylaşınız.
Diyelim ki evinize bir beyaz eşya veya televizyon aldınız.Bu eşyanın yanında size mutlaka kullanma kılavuzu verilir,verilmez ise siz ısrarla istersiniz.Eğer kullanma kılavuzundaki talimatlara uymaz iseniz ya makinanızı kısa sürede bozar,ya da verimli kullanamazsınız.İşte aynı durum köpekler içinde geçerli.Çünkü o kendine haz davranışları ve dünyası olan varlık ve siz onun dünyasını, davranışlarını, o da sizin dünyanızı anlamak zorunda.
Size önerebileceğim kitaplar hemen hemen her kitabevinde bulabileceğiniz kitaplar;
|
Köpeğinizi almadan önce lütfen yukarıdaki kitaplardan biri veya sizin seçeceğiniz başka bir kaynak alarak köpek ırklarını tanıyın veya almak istediğiniz ırk hakkında bilgiler toplayın, örneğin; Yaşayacağı ortam nedir.? Genetik hastalıkları var mı.? İhtiyaçları nelerdir.? Zeka düzeyi nedir.? Sizin yaşam tarzınıza uygun mu.? Bakımı nasıl olmalı.? gibi sorulara cevap arayın.Köpeklerin genel davranışlarını,beslenme.eğitim,bakım gibi konularda ön bilgi edinin.
|
Vereceğiniz cevaplar arasından su sonuçları çıkarabiliriz.
Eğer sadece hayatınızı paylaşmak için bir köpek arıyorsanız.sizin için köpeğin standartının ve ırkının önemli olmaması gerekir.Bir sokak köpeği yavrusunu ya da yardıma muhtaç bir sokak köpeğini alabilir ona daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek sağlıyabilirsiniz.Bu uygulama özellikle İngiltere ve Avrupa ülkelerşnde oldukça yaygın.Rescue Dogs adı verilen bu köpekler gönüllü kuruluşlar tarafından sokaktan veya kötü davranıldığı, kötü bakıldığına inanılan yerlerden toplanıyor ve bir rehabilite merkezinde tedavi edildikten sonra isteyen aileler bu köpekleri alabiliyor.Bizim ülkemizde olduğu gibi vahşice ve cahillikle çöp arabalarında preslenmiyor.(Bizlerin gözü dolarak izlediği bu iğrenç görünteler her zaman hafızamızda kalacak.)Sizde bu görüntülerin bir daha tekrarlanmamasını sağlamak isterseniz bir sokak köpeğini alıp sağlık kontrollerini yaptıktan sonra ona yeni bir hayat sağlıyabilirsiniz. Ama karar sizin elinizde,böyle bir tercih yapmayacak olursanız sizin için,Golden Retriever,Labrador Retriever,West Highland White Terrier,Kaniş,Fransız Bulldoğu,Alman Çoban Köpeği,Dalmaçyalı başlıca sayabileceğimiz ırklardır.
Eğer evinizin,ailenizin,yada geniş arazinizin korunmaya ihtiyacı var ise o zaman bir Cooker veya Yorkshire Terrier ya da sevimli bir Golden Retriever almıyacaksınız demektir.Sizin için güçlü koruma ve savaşma iç güdüsüne sahip köpekler gereklidir.Aslında araştırmalar bir Poddle cinsi köpeğinin de iyi bir bekçi olabileceğini göstermiştir,ancak karşı bir saldırıda küçük bir tekme ile safdışı kalacağı gerçektir.Bunun için koruma köpekleri hem görüntüsü hemde karakteri ile kötü niyetli kişilere korku vermeli ve güçlü olmalıdırBu köpekler Bullmastif,Rohthweiler,Buldog,Alman Çoban Köpeği,Doberman,Belçika Kurt Köpekleri özellikle Malinois,Dev Şnauzer,Staffordshire Terrrier, Pit Bull ya da ülkemizin güçlü Anadolu Çoban Köpeği ırklarıdır
Eğer köpek yarışmalarına katılmak istiyor ve bu ortamda köpeğinizle bulunmaktan hoşlanıyorsanız size ırkın en iyi özelliklerini taşıyan secereli tercihen ailesinde şampiyon sıfatı taşıyan bir köpek gerekecek.Böyle bir köpeği almadan önce mutlaka sahip olmak istediğiniz ırkın standart değerlerini çok iyi öğrenmeniz gereklidir.Aksi takdirde standart değerlere sahip olmayan bir köpek yarışmalarda başarı kazanamaz.Bu tip köpekleri yurtdışındaki adı duyulmuş,meşhur ve güvendiğiniz yetiştiricilerden almalısınız.Yetiştiriciyi özenle seçmelisiniz,geçmişine bakmalısınız,yetiştirdiği köpekler yarışmalarda dereceye girmişler mi.? ve hangi dereceleri almışlar.Burada sadece show sonuçlarına bakmayın,eğer köpek eğitim yarışmalarına da katıldıysa bu yarışmadan aldığı sonuçları da değerlendirin.:Yetiştirici son derece iyi sonuçlar almış ise bu sonuçları duyurmaktan ve reklamını yapmaktan büyük keyif ve gurur duyacağı için belgelere ulaşmanız çok kolay olur.Köpeği almaya karar verdiniz ise gereken evrakların hepsini istemeyi unutmayın eğer yetiştirici saygın bir kişiliğe sahip ise size gereken her şeyi masada toplayacaktır.Böyle bir köpeğe sahip olmanın çok masraflı olacağını da belirtmekte fayda var.
Yukarıdaki sorulara cevap verdikten sonra gelelim diğer sorulara;
| Aile bireyleri ile bu sorulara hem fikir iseniz köpek alabilirsiniz.Bu sorular içinde dikkatinizi son soru çekmiş olabilir.Ne yazık ki ülkemizde buna dikkat edilmiyor ve köpeğimizin kakası sokaklara bırakılıyor.Köpeğimiz bize gereken saygı ve itaati gösteriyor evimizi kirletmiyor ama yine biz insanoğlu başta kendimize ve başkalarına gereken saygıyı gösteremeyip köpek kakası ile sokakları kirletiyoruz.Bu işlem biz hayvanseverleri kötü duruma düşürüyor.Diğer kişileride düşünmek zorundayız.Herkesin köpek sevmesini bekleyemeyiz,böyle bir şeyi düşünsek bile yine hata yaparız.Onun için daha işin başında iken size bu konuyu hatırlatmak istedim.Sizde lütfen köpeğinizle gezerken gerektiği anda kullanılmak üzere yanınızda bir veya iki poşet bulundurunuz.Böylece hem kendinize hem de diğer hayvanseverlere kötü sözler söylenmesini önlemiş ve sorumluluğumuzu bilerek üstün bir insan olduğumuzu göstermiş oluruz. Almak istediğiniz ırkı araştırmalarınız sonucu seçtikten sonra sıra bu ırkın genetik hastalıklarını öğrenmeye geldi.Bu hastalıklar da köpeğinizi tanımak için oldukça önemli.Size bu konuda bilgi verecek kişi veterinerlerdir.Yakınınızdaki bir veterinere giderek sahip olmak istediğiniz ırkın genetik problemlerini öğrenebilirsiniz,çekinmenize gerek yok veteriner size yardımcı olmak isteyecektir. Araştırmalarınızı tamamladıktan sonra sıra seçtiğiniz ırkı alabileceğiniz yerleri ziyarete geldi.Köpeğinizi bir pet shop'tan,dostlarınızdan ve üretim çiftliklerinden alabilirsiniz.Bana sorarsanız pet shop'tan köpek almayın çünkü bu kurumlar ülkemizde henüz gereken yerde değil.Hayvanların sağlığından,standartından çok ticari bir amacı düşünüyorlar ve çoğunlukla size yanlış ve saf olmayan köpeği satıyorlar.Bana kızmasınlar ama bu gerçek. |
Aynı düşünceyi üreticiler de besleyebilir.Burada da sizin seçiminiz önem kazanıyor.Üretici genelde çevresinde iyi yönleri ile tanınmalı,çevresi düzenli,temiz,sağlıklı ve rahat kafeslere sahip bir çiftliği olmalı,bakım şartları gerektiği gibi uygun olmalı sürekli çalışan bir veterineri ve bunların en önemlisi dürüst bir düşünceye sahip olmalıdır.
Üreticiler için söyleyebileceğim bir diğer önemli faktörde üreticinin yavruları ev ortamına alıştırmasıdır.Yavrular evde kalmalı ki ilk deneyimlerini yaşasınlar ve evde kullanılan bazı araçlara uyum sağlasınlar,örneğin;elektrik süpürgesi,evin görünümü,ailenin sesleri ve kokuları gibi.Ancak ülkemizde bu işlemde uygulanmıyor veya nadiren uygulanıyor.Neden yapılmadığı sorulduğunda ise eğer evime alırsam ve ben bakarsam bana bağlanır size cevap vermez deniliyor.Bu görüş yanlış çünkü ilk sosyalleştirme eğitimleri yavrunun annesi tarafından başlatılır ve üretici tarafından devam edilmelidir.Yavru bir köpek doğumdan üçüncü haftası içinde kulakları ve gözleri açılır,yavru dış etkenlere cevap vermeye başlar,artık annesine daha az bağımlıdır,ve bir köpek gibi davranmaya çalışır.Dördüncü hafta ise 12-14. haftaya kadar en önemli bölümü içermektedir,bu dönem içinde anne sütünün dışında yemek yemeye ve insanlara ile iletişim kurmayı önerirBu dönem için de köpeğe yapılacak yanlışlar ileride yavrunun karakterini etkileyecektir.Dolayısı ile maximum yavrunun 6.haftasına kadar üretici yavruya özenle bakmalı ve onu yukarıda saydığımız ev ortamındaki olaylar ve değişik insanlar ile tanıştırmalı ve bunları yaparken yavrunun karakterine zarar verecek bir harekette bulunulmamasına dikkat etmelidir.
Bir diğer yanlış inanış ise koruma köpeği için seçilecek yavrunun insanlardan uzak büyütülmesi,sahibinden başka kimselerin sevmemesi,toplumdan uzak tutulmasıdır.Bu davranışlara ileride daha başka yöntemlerde eklenir.Örneğin karanlık odada bırakmak,bağlı tutmak,acı biber vermek,aç bırakmak,ve aç olduğu sırada yemek verip bu yemeği yemesine izin vermeyerek köpeği dövmek gibi son derece iğrenç ve cahil yöntemler.Eğer bu şekilde işlemler yaparsanız özellikle yavruyu insanlardan uzak tutarsanız,koruma köpeği olarak seçtiğiniz yavru kendini koruyamaz hale gelir.Bir koruma köpeğinin insanlardan korkmaması gerekir , insanlara karşı kendisini üstün ve güçlü hissetsinki kötü adamla savaşabilsin.Koruma köpeği seçimi de bu sayfa içinde sizlere aktarılacaktır.Ancak şunnu bilmeniz gerekir ki bu yavruda diğer kardeşleri gibi sosyalleştirmeli ve onlar ile birlikte kalmalıdır.
Yavruları Ziyarete Gittiğinizde Dikkat Etmeniz Gerekenler.
Almak istediğiniz köpek ırkını seçtikten ve gereken özelliklerini öğrenip üreticiyi de seçtikten sonra yavruları ziyarete sıra geldi. Eğer yavruların ilk müşterilerinden iseniz şanslısınız çünkü tercih yapmak için daha çok seçeneğiniz olacak.Yavrular ile tanıştığınızda büyük bir ihtimalle yavrular etrafınızı saracak ya da bir bakım kutusunda ise ön tarafına gelerek size ulaşmaya çalışacaklardır.Yavrular açık bir şekilde sağlıklı,temiz,canlı görünmeli yaşadığı ortam sıcak ve ferah ve aydınlık olmalıdır.Yavrular size dostça yaklaşmalı ve dokunmanıza sevmenize izin vermelidir.Anne yavruların yakınında ise size dostça davranmalı saldırganlık,ürkeklik göstermemelidir.Bu esna için de yavrularına şiddetli davranmamalıdır.Bazı anne köpekler yavrularını istemez ve onları ısırabilirler veya üzerine basabilirler,bu hareket yavrunun sakatlanmasına ve karakterinin zedelenmesine sebep olur,böyle bir yavru açık bir şeklilde diğer yavrulardan ayrılır.Bu esna içinde ilk önce annenin davranışlarını kontrol edin.Çünkü doğan yavrular anne ve babanın genetik özelliklerini taşıyacağı için ileriki yıllarda anne veya babasının karakterlerini taşıyacaklardır.Eğer yapabilirseniz anneyi alın ve üretici yada anneyi tanıyan başka bir kişi yanınızda iken anne ile biraz dolaşmaya çıkın ve karakterini sınayın.Eğer cansız,boynu bükük ve açık bir şekilde ürkeklik ya da saldırgan hareketler gözlemledi iseniz anne istediğimiz özelliğe sahip değildir ve üreticiye teşekkür edip başka bir çiftliğe bakma zamanı gelmiştirYa da başka bir gün tekrar gelip anneyi yeniden sınayın. |
Belki anne o gün yavrulardan dolayı yorgun ve stresli olabilir bu nedenle cansız gözükmüş olabilir.Burada annenin istenilen davranışı canlı olmalı,dışarıya çıktığı zaman koşmalı oyun oynamaya istekli olmalı ve saldırganlık,ürkeklik göstermemelidir.
Baba ise çoğunlukla aynı yerde olmayacaktır.Ancak yavrular üzerinde anne kadar değeri olduğu için babayı da görmek istemeniz doğru düşüncedir.Üreticiden erkek köpeğin adresini alarak kısa süre içinde bu köpeği görmeye de gitmelisiniz.Sahibi ile konuşmalı ve artıları ile eksilerini öğrenmelisiniz.Eğer vaktiniz var ise babayı, anneyi gördüğünüz gibi birkaç defa görmeniz ve sınamanız yerinde davranış olacaktır.
|
Köpek Alırken
Sağlık Açısından:
İlk kontrolümüzü sağlık açısından yapmamız gerekir çünkü sağlığı yerinde olmayan bir köpek, karakteri ve davranışları nekadar yüksek olursa olsun hastalığın verdiği sebepten dolayı başarısız olur.Sizinde yavru seçiminin bu noktasına çok önem vermeniz gerekmektedir.Seçeceğiniz yavru sizinle birlikte 14-16 yıl ve günün çoğunluğunda birlikte olacaktır.Köpeğinizde ortaya çıkacak bir hastalığın sizi çok üzeceği kesindir.Uzun zaman sonraki hastalıkları tahmin edemesek de, sağlıklı bir yavruyu seçmek zorundayız.Daha sonra onu veteriner kontrolünden geçirerek ilerideki hastalıklara karşı aşılarını yaptırmalıyız.Bu aşılardan bazıları üretici tarafından yapılmış olabilir,bunun için yavruların aşı karnesini isteyin ve kontrol ederek parazit kontrolünün yapılıp yapılmadığını ve hangi aşıların yavrunun üzerinde olduğunu değerlendirin.Sizlere köpekler için önerilen aşı takvimi sağlık bölümünde verilmektedir.
Yavrulara genel olarak baktığımızda yukarıda daha önce saydığımız özelliklere sahip olmalıdırlar.Bu özellikleri tekrar hatırlamak istersek;
- Canlı görülmelidirler.(Tabii uyku saatinde gelmediyseniz.)
- Dokunulmasına izin vermeli,aşırı ürkeklik veya saldırganlık gözlemlenmemelidir.
- Bir yavru diğer kardeşleri üzerinde hakimiyet kurmuş olabilir.Diğer kardeşler ona boyun bükebilir.Bu doğal bir davranıştır,sürü kuralları işlemeye başlamış.Bu doğal harekete normal bakabilirsiniz.
Sağlık Kontrolleri :
Canlı,hareketli ve size cevap veren yavrulardan birini ön ayaklarının vücud ile birleştiği yerden iki eliniz ile yavaşça kaldırın ve kalçasını destekleyerek tutun.Bu esneda yavrunun sizden korkmaması için ani hareketler ve sesler çıkarmayın ve sağlık kontrollerine başlayın.
- Vücudu üzerinde yaralar,şişlik veya bir ur olmamalı.
- Gözlerde sürekli akıntı olmamalı.Gözlerini kontrol etmek için bir parmağınızı yavrunun göz hizasında hareketli olarak sağa sola çevirin ve gözün takibini inceleyin.
- Kulaklarda akıntı ve koku olmamalı.Bu kontrolü ya da diğer kontrolleri yaptıktan sonra yavruyu yere bırakın ve sağ ve sol kulakları hizasında ellerinizi çırpın,yavrunun davranışını gözlemleyin.Sesi duyuyormu?
- Burun nemli gözükmeli,çok kuru olmamalı ve akıntı gözlemlenmemelidir.
- Dişler beyaz,sağlıklı görülmeli,diş kayıpları olmamalıdır.Damak solgun değil pembe renkli olmalıdır.
- Kalbini dinleyerek atım seslerini dinleyin.Alışılmamış bir kalp ritimi veya ses var mı.?
- Nefes alışını dinleyin.Ciğerlerden veya burundan hışırtılı sesler gelmemelidir.
- Nefesini koklayın.Ağır bir koku gelmemelidir.Eğer var ise muhtemelen parazit kontrolüne gerek var.
- Genital organlarını kontrol edin.Akıntı olmamalı ve ağır kokmamalıdır.
- Derisini ve tüylerini dış asalaklar için kontrol edin.
- Karın alt bölümünü eliniz ile kontrol edin.Bir şişlik farkederseniz muhtemelen fıtık olacaktır.
- Yavrunun kakasına bakın parazit var mı?
Burada size yavrulara bakışınızı değiştirecek ve sizi duygulandıracak bir öykü anlatmama izin veriniz.
Öykümüz yavru köpek almak isteyen bir küçük çocuk ile ilgili;
"Satılık Köpek Yavruları" ilanının hemen üstünden başını uzatan çocuk sordu.
"Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?"
Dükkan sahibi: "17 milyonla 30 milyon arasında değişiyor dedi ".
"Benim 1 milyonum ve 350 binim var,dedi küçük çocuk.Bir bakabilirmiyim yavrulara?"
Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane"yumak" çıktı.Yavrulardan biri arkadan geliyordu.Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavuyu işaret ederek sordu.:
"Bunun nesi var?"
Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı.
Çocuk heyacanlanmıştı. "Ben yavruyu satın almak istiyorum" dedi.
"Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor...Eğer gerçekten istiyorsan,o yavruyu sana bedava veririm."
Bu defa sinirlendi çocuk ve satıcının gözleri içine bakarak: "Onu bana vermenizi istemiyorum,dedi...O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim.Aslında şimdi size 1 milyon ve 350 bin lira vereceğim.Geri kalanını ise ayda 250 bin lira ödeyerek tamamlayacağım."
Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı;
"Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum.Çünkü bu yavru hiçbirzaman diğer yavrular gibi koşup zıplayamıyacak ve seninle oynayamayacak...."
Bunun üzerine küçük çocuk eğildi,pantolonunu sıvadı ve büyük bir metal parçası ile desteklenmiş olan sakat bacağını dükkan sahibine göstererek,tatlı bir sesle;
"Ben de çok iyi koşamıyorum zaten,dedi.Ve bu yavrunun da kendisini çok iyi anlıyacak bir sahibe ihtiyacı var..."
Şimdi konumuza geri dönelim.
Gerekli sağlık kontrollerini yaptıktan sonra sıra yavruları karakter açısından test etmeye ve sizin yapınıza uygun bir yavru seçmeye geldi.
Yavruların sevimliliği sizi yanıltmasın, aceleci davranmayın ve kendinize özgün bir yavru seçin.Yavruların hepsi sevimli ve doğal olarak yaramaz ancak hepsinin kendine özgü karakteri var ve siz yaşam tarzınıza uygun bir yavruyu seşmelisiniz.
.Bu seçim ileride küçük yaramaz büyüyüp erişkin hale geldiğinde büyük önem kazanacak ve size oldukça yararlı olacak.
Bu seçimi yapmakla ileride karşılaşacağınız bir çok sorunu da daha ortaya çıkmadan bertaraf edecek ve küçük yavrunuza beslediğiniz sevginiz azalmadan ve ayların,yılların verdiği tecrübe ve birliktelik ile katlanarak büyüyecek.Pek çok köpek sahibi severek ve özen vererek aldığı köpek yavrusu için ileride baş belası olarak söz etmektedir.Bu sorun yavruyu alırken karakter testi yapmamaktan ve yavrunun gelişme esnasında yöneltilen yanlış davranışlardan kaynaklanmamaktadır.
İleride böyle bir duruma düşmemek için bu testi uygulayın ve yazımın başında söylediğim ve bu sayfalarda anllatığım gibi yavrunuza doğru ve kuralcı bir şekilde davranmaya özen gösterin.
Yavru Çok Hareketli, Girişken ve Sevecen Davranıyor Çok Az Tereddüt Ediyor İse:
Bu davranışı sergileyen yavru kendine tam bir güven sergiliyor.Çevresindeki olayların farkında ve hemen cevap veriyor.Yeni tanıştığı bir olaya kısa bir çekingenlikten sonra uyum sağlıyor.
Bu yavru ileride aktif olacak,aynı zamanda çevreyle olan uyumlu ilişkisi ve kendine güveni sayesinde rahatça ev ortamına ve şehire kolayca adepte olacak ,tabii doğru bir şekilde sosyalleştirildiği takdirde.Eğitimi kolayca yapılabilecek.
Bu yavru siz ilk kez köpek sahibi olacak ,hayat dolu hareketli,sık sık yürüyüşe veya koşuya çıkan günün büyük bir bölümünü köpeğinizle geçirecek ve geçirmek isteyecek kişiler için birebir.
Yavru Hareketli,Girişken,Sevecen,Çok Az Tereddüt ediyor Aynı Zamanda Atılgan, Kardeşleri Üzerinde Hakimiyet Sahibi İse:
Bu davranışı sergileyen yavru lider olma isteği içerisindedir.İleride çok hareketli,eğer başarabilir ise arkadaşları üzerinde hakim ve biraz inatçı olacak, eğitiminde zorlanacaksınız.Size kendi isteklerini kabul ettirmeye çalışabilir.
Bu yavru ilk kez köpek sahibi olacak kişiler için uygun değildir,daha çok deneyimli bir sahib için ideal.Yavruyu almak isteyen kişi yukarıdaki koşullar içinde kendini hazır hissetmeli,yavruyu çok şımartmamalı daha katı bir yapıya sahip olmalı,kurallardan ödün vermemelidir.
Yavru Kardeşleri İle Oyuna Az Katılıyor Ürkeklik Gösteriyor İse:
Bu davranışı sergileyen yavru ise ileride pasif olacağının işaretini vermektedir.Diğer kardeşlerinin hakimiyetini kabul etmiş gözüküyor.Kendini savunmak ve hayatta kalmak için daha gayretli olmalı.
Bu yavru ise; normal bir yaşam tarzına sahip,günümüzün birçok bireyi gibi işten eve,evden işe gelen kişiler için ideal.Yavruya sahip olmak isteyen kişi aynı zamanda köpekleri,hayvanları çok sevmeli, sabırlı olmalı Hırçın,sinirli bir karaktere sahip olmamalı.. Sinirli ve hırçın davranışlar, en üst düzeyde karaktere sahip bir yavruya bile doğru şeyleri öğretemez onu daha zor durumlara sokabilir.Oysa bu yavru için her zamankinden daha sevimli,sabırlı olmalısınız.Çünkü köpeğiniz ürkeklik gösteriyor bu ürkeklik ise ancak ve ancak yavruya yumuşak ve sabırlı davranışlar ile önlenebilir.Bu yavrunun sosyalleştirme eğitimine çok çok önem verilmeli ve daha uzun sürede yapılmalıdır.Ani yüksek seslerden ve davranışlardan uzak tutularak özenle yeni durumlarla ve insanlar ile tanıştırılmalıdır.Özellikle ilk tanışmalar önemli olduğu için gereken dikkat gösterilmelidir.Örneğin bir arkadaşınız ile yavrunuzu tanıştırıyorsanız.arkadaşınıza ani hareketlerden kaçınmasını yavaş hareketleri ile ona sevdiği yiyeceği veya oyuncağını sunmasını ve sevmesini istemelisiniz.Bu davranış mümkün olduğu kadar çok kişi ile yapılmalıdır.Ya da araç trafiği ile tanıştıracaksanız ilk önce en tenha yolları tercih etmeli ve yola fazla yaklaşmamalısınız.Sosyalleştirme eğitimi ile diğer bilgileri sosyalleştirme bölümünde bulabilirsiniz.
Yavru Kardeşleri İle Oyuna Az Katılıyor Son Derece Ürkek ve Köşelere Sığınmak İstiyor İse:
Bu küçük yavru ise,sürünün en son üyesi.Muhtemelen annesi bu yavruya biraz kızmış ve hırpalamış.Kendisinin ürkek karekteri ile de birleşerek durumu daha kötüye gitmiş.Muhtemelen diğer kardeşlerinden daha zayıf çünkü yeterli beslenememiş,annesi memeden uzaklaştırmış veya aktif olmadığı için yerini diğer kardeşlerine kaptırarak yeteri kadar süt emememiş.
Üreticinin bu yavruya daha dikkatli bakması gerekiyordu.Süt emmesine yardımcı olması ve sütten kesildiğinde ise ona özel besin hazırlaması yerinde bir davranış olurdu.Her ne kadar vahşi ortamda olmamasına ve kontrol altında olmasına rağmen doğanın kanunu gereği güçlü olan hayatta kalacak ve yaşamını sürdürecektir.Yavru beslenme yönünden zayıf kaldığına göre geri planda kalması doğal bir sonuçtur.
Bu yavruyu almak isteyen yukarıda anlatılan diğer ürkek yavruya sahip olmak isteyen kişi ile aynı karaktere ve yaşama sahip olmalı ama ondan çok daha fazla ve itinalı davranarak yavruya yaşamı öğretmelidir.Gerektiği gibi davranılır ise yavru kendisini toparlar ve size uyum sağlar ve yaramazlıkları az olan sevecen bir köpeğiniz olur.
Eğer yavru beslenmiş gözüküyor ama bu davranışları sergiliyor ise birinci kısımda anlatılanlar yinelenmiş olabilir.Bu köpeğe de aynı şekilde davranılmalıdır.
Koruma Köpeği Seçimi İle Yavrulara Uygulanacak Diğer Karakter Testleri:
Koruma köpeği seçimindeki yanlışları daha önce belirtmiştim.Bu konuya burada da değinmek istiyorum.
Bir çok kişi koruma amacı ile köpek istemekte ve almaktadır.Ancak her köpek koruma yapamaycaktır.Bu özellik onun genlerinde ve kalbinde bulunmalı ve koruma iç güdüsü güçlü olmalıdır.
Koruma köpeği seçiminde en önemli nokta yavrunun ailesinin özellikleridir.Genetik kalıtımla yavruya aktarılan koruma ve savaşma iç güdüsü ile cesurluk ne kadar yüksek ise yavru okadar başarılı olur.Bunun için yavrunun anne ve babasını görev yaparken izlemeniz seçeceğiniz yavrunun geleceği hakkında bilgi almanıza yardımcı olur.
Diğer bir önemli unsurda Cesarettir.Köpeğin koruma içgüdüsü yüksek ve ısırmayı seviyor olabilir ancak kötü adamın karşı saldırısında görevinden vazgeçip geri çekilir, ürkeklik gösterir ise köpek görevini tam anlamı ile yapamayacaktır köpeğe yapılan yatırım ve eğitim ise o an boşa gidecektir.Özellikle bu ürkek köpek saldırı esnasında sert bir darbe ile karşılaşır ve geri çekilir ise çok büyük bir ihtimal ile bir daha saldırmayacak geri planda kalmayı tercih edecektir.Bunun için ilk önce bakılacak yerlerden biri köpeğin kalbidir.Biz köpeğin kalbine bakarak içinde ne olduğunu ve karışık, zor durumlar ile tehdit altında ne hissettiğini anlamak zorundayız.Aradığımız şey ise son derece güçlü cesaretdir.
Şu unutulmamalıdır ki;cesaret köpeğin kalbinde yatar.Sonsuz bir sevgi ve sadakat ile bağlı olduğu sahibine veya eğitmenine karşı girişilecek ölümcül bir hareket karşısında kendi güvenliğini ve hayatını hiçe sayarak cesareti ile tehdite karşı koyan köpek ideal bir koruma köpeğidir.Cesareti olmayan bir koruma köpeği ise boş bir köpektir.
Bu kısa anlatımından sonra koruma köpeği seçim aşamasına geçelim ve size yardımcı olacak diğer bilgilerinSchutzhund eğitiminin tanıtıldığı sayfada olduğunu hatırlatalım.
Doğumdan sonra 24-48 saat arasında yapılacak testler;
|
|
Bir koruma köpeği genel karakterini bir yada iki yıl sonra yada daha geç zamanda bulabilir.Bundan dolayı acele etmemeli ve köpekteki koruma ve savaşma içgüdüsünün nekadar yüksek olup olmadığına hemen karar verilmemelidir.
Köpeğin 10-12 ayları arasında uygulanacak testler:
Yavru boş bir alana alınarak serbest bırakılır.Bir süre sonra köpek ile aramızda 15-20 metre mesafede silah atışı yapılır ve yavrunun bu ani güçlü sese tepkisi ölçülür,
|
Yavru bir yaşına girdiğinde ve koruma eğitimine devam ederken uygulanacak testler:
Bu aşamadaki testler koruma köpeği eğitiminde orta aşamaya gelen yavru için köpek eğitmeni tarafından uygulanmalıdır.
Beklenmeyen Hal Testi:
Yavru köpeğinize kısa süreli bir oyun ve kendini rahatlaması için firsat verdikten sonra,eğitmeni veya sizin tarafınızdan yedeklenerek bekletilir.Bu arada köpeğin daha önce tanımadığı bir kişi size ve köpeğinize doğru dostça, düşmanca bir tavır takınmadan yaklaşır.Yavrudan istediğimiz davranış arkadaşınıza herhangi bir saldırganlık,hırlama göstermemesi onu kabul etmesidir.Arkadaşınız ile merhabalaştıktan sonra yine köpeğin daha önce tanımadığı başka bir kişi size ve köpeğinize doğru yaklaşır ama busefer sizi tehdit eder ve aynen bir kavga anını canlandırır,bu an içerisinde köpeğiniz tereddüt etmeden elinizde tuttuğuınuz sevk tasmasını gerer ve havlayarak canlı bir şekilde bu kişiye karşı sizi korumak için saldırıya geçer.Bu işlemin sonunda kötü niyetli arkadaşınız köpeğin tehdidini ve kararlılığını görür ve sizinle uğraşmanın iyi bir fikir olmadığını anlayarak kaçar.Bu anda köpeğiniz ödülü sonuna kadar hak etti başarı onun.Ödüllendirmek için bol bol seviniz.Dikkat etmmemiz gereken ise,yavrumuzun gereğinden çok fazla saldırganlık göstermemesi yalnızca bir üst satırda anlattığım davranışı sergilemesidir.Eğer aşırı biçimde saldırganlık gösterir ise köpeğinize çok dikkat edin istenmeyen bir durum ile karşılaşabilirsiniz.
Henze Cesaret Testi:
Köpek eğitmeni yanında iken kışkırtıcı yani kötü adam köpeği alışılagelmiş bir biçimde tehdit etmeye başlar ve kısa süreli bir tehdit ile yavrunun iç güdüsünü harekete geçirerek ileriye doğru koşmaya başlar eğitici yaklaşık 40-50 adım meafede köpeğe saldır komutu vererek serbest bırakır köpek ile kötü adam arasındaki mesafe yarı yarıya kısaldığı anda kötü adam aniden geri dönerek çok fazla hareketli olmadan ve gücünü fazla göstermeden köpeğe doğru koşmaya başlar bu arada elinde tuttuğu sopa ile köpeği tehdit eder ve bağırır.Eğitimde belli bir aşamaya gelmiş bu yavrudan beklediğimiz davranış,kötü adamın karşı saldırısına rağmen ürkeklik ve tereddüt göstermeden kolluğu ısırması ve kötü adamla savaşmasıdır.Karşı saldırı anında göstereceği ürkeklik ve ısırmasındaki zayıflık görevini tam olarak yerine getiremiyeceğini gösterir.Ancak bu davranış eğitim esnasında köpeğin üstünlük hissini maximum seviyede tutulması ile önlenebilir.Eğer köpek yukarıdaki testler ile özenle seçilmiş sahibi tarafından iyi sosyalleştirilmiş deneyimli bir eğitmen tarafından koruma eğitimine hazırlanmış ve devam edilmiş ise çok büyük bir ihtimal ile yavru köpeğiniz istenmeyen davranışı kesinlikle göstermeyecektir.Bu test için daha ayrıntılı bilgiyi ve kısa bir animasyonu Schutzhundbölümünde bulabilirsiniz.
İkilem Testi:
Eğitimde ileri seviyeye gelmiş köpek için uygulacak diğer test ise ikilem testidir ve yine eğitmeni tarafından yapılmalıdır.Bu test için köpek ağızlık takılmasına kesinlikle alışmış olmalı ve rahatsızlık hissetmemelidir.Bu testeki amaç köpeğin eğitim süresince göstediği cesareti ve savaşma güdüsünü kötü adamın eğitim süresince kullandığı kolluk,bite suit,sopa veya başka bir koruma elbisesi ve aracı olmadan gösterip göstermiyeceğini anlamak için yapılır.Gerçek hayatta kötü niyetli bir kişi elbette köpek eğitim araçlarını üzerinde taşımayacak ve içimizden biri gibi giyinecektir.Bunun için köpeğe mutlaka bu test yapılmalı ve eğitim esnasında da hazırlanmalıdır.
Köpek eğitmeni tarafından yedeklenir ve ağızlık takılır.Kötü adam saklandığı yerden çıkar ve eğitmenine ve köpeğe tehdit edici davranışlarına başlar,köpek kötü adamı yakalamak istediğinde serbest bırakılır.Köpek normal sivil giyimli kışkırtıcıya saldırmalı ve onu durdurmaya çalışmalıdır.Kötü adam burada köpeğin saldırı isteğini kırmadan yani çok sert olmadan köpek ile kısa süre savaşmalı ve kaçmaya çalışmalıdır bu kısa savaştan sonra kötü adam köpeğe teslim olmalı yere yatıp aynen sürü lideri karşısında boyun eğen bir köpeğin davranışını sergilemelidir bu arada eğitmen araya girerek köpeğin daha da ileri gitmesini önler.Bu test eğitim olarak tekrarlanmalı ve giderek kötü adam köpeği tehdit edici davranışlarının dozunu arttırmalıdır.
Bu testleri köpeğin daha önce görmediği aşina olmadığı başka bir çevrede tekrarlayınız ve daha önceki performansını değerlendiriniz.Genelde köpekler sahip oldukları bölgede kendilerini güvende hissedecekler ve daha rahat olacaklardır.Ancak diğer bir bölgede aynı davranışı sergilemeyebilir.Bunun içinde eğitim dönemleri anında köpek ile farklı bölgelerde çalışarak köpeğin kendine güvenini sağlanmalı ve başarı için her zaman maximum seviyede tutulmalıdır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)

.jpg)